Hiç Hiç Mi ?

Çocukluğum çoğumuz gibi masal dinlemek ve okumakla geçti. Annemden ve babamdan dinlediğim Keloğlan , Tin Tin Kabak , Ormandaki Ayı , Tilki ve Karga ...
Bir varmış; bir yokmuş
Evvel zaman içinde
Kalbur saman içinde
Develer tellal iken
Pireler berber iken
Ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallarken...
diye başlardı annem ve hayal gücüyle uydurduğu masallar anlatırdı . İlk kitaplarım da masal kitaplarıydı .
Harfleri , heceleri, tekerlemeleri masallarda sevdim , resimliyse kitap, defalarca okur resimleri incelerdim. Şu yaşa geldim masal hevesim hiç geçmedi .
Pandemide sığındığım kitaplar ve kişisel gelişim videoları bir süre sonra beni boğunca ve geceleri kaçan uykumu nasıl yakalasam derdine düşünce imdadıma masallar yetişti .
Evlere hapsolduğumuz , özgürlüğün tadını çıkartmak için markete ekmek ve tuz almaya gittiğimiz o tutsak günlerin gecelerinde masal dinlemeye başladım ve sanki yeniden doğdum .
YouTube’a kimi ünlü sanatçıların kimi de amatör masal anlatıcılarının yüklediği masallar beni her gece başka bir diyara aldı götürdü .

Ben bağda üzüm bekler,
derede odun yükler iken,
bir varmış bir yokmuş…
Masalın yalanı mı olurmuş.
O yalan bu yalan,
fili yuttu bir yılan…
Bu da mı yalan?
diye devam eden masallarda gezindim durdum .
Tilki ile Karga’dan Deli Dumrul’a , Kibritçi Kız ‘dan Parmak Çocuk ‘a , Ali Baba ve Kırk Haramiler’den Rapunzel ‘e kadar bütün masalları yeniden dinledim . Kelile ve Dimme ‘yi,
Binbir Gece Masalları’ nı dinlerken uyuyakaldım .

Sonra Türk masalları ile Avrupa , Hint , Arap masallarının benzerlikleri dikkatimi çekti . Bizdeki ekmekçi Hasan onlarda Hans, bizdeki bazlama onlarda paskalya, bizdeki bayram onlarda festival . İsimler , yemekler , ülkeler değişiyor ama bazı şeyler aynı kalıyordu . Mesela kuşlar , mesela ormanlar yani güzel olan her şey !
Masal hangi ülkenin , hangi kıtanın masalı olursa olsun değişmeyen tek şey ise öğütleriydi . Çünkü masallar hangi dilde olursa olsun dinleyene tek şey fısıldar : iyi insan ol!
Bambaşka dinlere , mezheplere , ırklara sahip masal dinleyicisi anlar ki masalın sonunda kazanan hep iyilik olur. Masallar iyilik, sevgi ve merhametin zaferini anlatır .

Sonraki gecelerde sevdiğim masalları seslendirip kaydetmeye başladım .
Evde herkes uyurken ben yorganın altında ya cadı olup - ne güzel elma yesene evladım - diye Pamuk Prenses’e elma veriyor ya da Hansel ile Gratel’i üvey annenin sözüne uyup ormana bırakan baba olup , çocuklardan - beni affedin yavrularım - diye özür diliyordum. Sonra karşımda dinleyici olmayınca bu da sıkıcı olmaya başladı .

Bu kez de peki hangi ünlüler masal okumuş diye TRT arşivlerine girdim , aman Allahım kimler yok ki ! Türkan Şoray ,Rüştü Asyalı, Yıldız Kenter , Erol Günaydın , Münir Özkul ve elbette Adile Teyze . Öyle güzel anlatıyorlar ki ya Kaf Dağı’ndaki Zümrüd- ü Anka ‘nın kanat seslerini duyuyorsun dinlerken ya da deniz kızının kuyruğunun sudaki şıpırtısını ya da Keloğlan’ın ormanda yaktığı ateşin çıtırtısını.

Şimdi ise ... Masal anlatıcılığı neredeyse iş bulamayanlar için yeni bir meslek olmuş .Sadece çocuklar için değil büyükler için de terapi için kullanılıyor masallar.
Eğitimcilerin ve pedegogların “çocuklara masal anlatın “ tavsiyesi pandemide daha da dikkate alınınca masal projeleri de peş peşe gelmiş . İnternette Milli Eğitim Bakanlığı , UNESCO ve Kültür Bakanlığı ‘na ait pek çok proje var . Masal anlatıcısı olmak isteyenler için sertifika programları bile var . Aile danışmanlığı , sosyal hizmet uzmanlığı , emlak danışmanlığı gibi bu da paralı bir online eğitim konusu olmuş . Kimler kimlerden nasıl bir eğitim alıp sonra da bu sertifikayla nerede iş buluyor o da ayrı bir tartışma konusu elbette ama su götürmez bir gerçek var ki masal anlatmak yetenek ister !

Peki bazılarını neden dinleyemiyordum?
Günümüz masal anlatıcılarının seslerini ve görüntülerini incelemeye başladım. Çoğu bozuk diksiyonlu , İstanbul Türkçesi ile konuşmaya çalışan ama beceremeyen şiveli, ağızlı , genç , yaşlı, kadın , erkek anlatıcılar. Oysa anlattıkları masalın ülkesine ya da yöresine göre konuşsalar daha dinlenir olacak ama o da hem yetenek ister hem de tiyatro eğitimi.
Büyük şehirlerde geceleri masal anlatılan mekanlar var artık . Orada çalışan masal anlatıcıları da ...
Bu kendine güvenen masal anlatıcılarının tercihi genellikle loş bir mekan . Oryantal dekorlarda bir mindere ya da kilime oturanlar da var, elinde saz ile bağıra çağıra anlatanlar da , sadece gaz lambasıyla aydınlanan bir odada dans ederek anlatanlar da ...
Sonra daha en başta eleyip dinlemeyi bıraktıklarımın ortak özelliğini buldum : abartı ve yapmacıklık !
Bir gece ... Öyle bir masal anlatıcısı çıktı ki karşıma kulaklarıma inanamadım .
Türkçe bu kadar mı kötü konuşulur ! Dünyaya dunyaaaağğ, ıssız adaya issiz ada mı denir ?
Buna rağmen anlattığı her masalı heyecanla dinledim .
Bir Fransız kadın , Türk masallarına fransız kalmamış ve Paris’ten kalkmış gelmiş , Beyoğlu’nda masal anlatmaya başlamış : Judith Liberman .
Fransız aksanıyla Türkçe masal anlatmaya çalışan Judith , ı harflerini i, ü’yü u , bütün e leri sımsıkı kapalı telaffuz edince gülüyorsunuz ama ayrılamıyorsunuz da masaldan... Müdavimi oldum .
İşte yine böyle bir gece ben Judith’ten bu gece hangi masalı dinlesem derken karşıma ne çıksa beğenirsiniz !
Tuz masalı ...
Hatırladınız değil mi ?
Hani kızlarına - beni ne kadar seviyorsunuz ? - diye soran padişahın küçük kızının - hiç hiç kadar babacığım - cevabını beğenmeyerek onu başka diyarlara sürgün ettiği masal .

Allah’ın kulu çokmuş


Çok söylemesi günahmış ya , kız babacığına çok demeye utanıp hiç hiç deyivermiş !
İşte bu masal benim en sevdiğim masaldır .
Çünkü bu masal gerçek sevginin ne olduğunu ve önemini minicik bir tuz tanesiyle anlatıverir.

Geçtiğimiz Ramazan , SASÇED ‘in öğrencilerimize verdiği iftar yemeğinde , ışıkları söndürüp davetlilere bu masalı anlattığımda herkes gözlerini açarak , bazen hayretle , bazen gülümseyerek dinlemiş , avcumuza döktüğümüz tuzları yerken tuzun sadece yemeğe değil hayata nasıl bir tat kattığını anlamış ve ilk kez masal dinlediğini söyleyen gençlere gülmüş , içten içe de acımıştık!
Merak edenler masalı bulup okusunlar ama dikkat edin deve boynuna biner giderseniz , Halep yolunda iki tilki ot satar ,küçük bir meydanda çizmeler çift sürüyorlar. Oradan dümdüz devam edin , zaten bir bakacaksınız bir arpa boyu yol gitmişsiniz ...

Her masalın sonunda olduğu gibi bu yazının sonunda da sizin için gökten üç elma düşsün şimdi .
Biri; hala içinde masal seven bir çocuk yaşatan büyüklerin ,
biri ; çocuklarına her gece masal anlatan iyi yürekli anne ve babaların
biri de ; sevince tuz tanesi kadar sevenlerin başına ...

Şimdi o padişahın yerine ben size soruyorum ; en çok sevdiğiniz kişileri düşünün ve cevap verin,
peki siz ne kadar seviyorsunuz ? Hiç hiç mi ?

Meraklısına Notlar :
1. Judith Liberman, Fransa’da masallarla büyüdü, “anlatma sanatı” eğitimi aldı. Paris ve New York’tan sonra Türkiye’de küçüklere ve büyüklere masallar anlatıyor. Büyükler için “Masal Terapi”, “Masallarla Yola Çık” ve "Bir Masal İyi Gelir" adlı 3 kitabı olan Judith Liberman çocuklar için ilk masal kitabını kızı Mira’ya birinci yaş günü hediyesi olarak yazdı: "Önce hayal". Çocuklar için ikinci masal kitabı da raflarda: "Taş Masalı".
www.ntvradyo. com.tr de her pazar Masal Bu Ya !

2. Bir zamanlar Anadolu’da tuza “ hiç hiç “ denirmiş . ( www. kulturportalı.gov.tr )

3- Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na bağlı, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı, Türk kültürünün bir parçası olan Anadolu masallarının bir araya getirilerek derlenmesi kapsamında "Türk Masal Külliyatı Projesi başlattı . İncelemek için
https://akmb.gov.tr/Etkinlik.aspx?Id=1238

4. Türkiye’de Halk Bilimi ‘nin kurucusu , Pertev Naili Boratav,1938 yılında Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakül- tesi’nde öğretim üyesi iken öğrencilerini sistemli bir biçimde Türk masallarını derlemeye teşvik eder ve meslektaşı Profesör Wolfram Eber- hard’’ın da desteğiyle yapılan derlemeler 1946’da bir masal kataloğu haline getirilir. ( https://turkoloji.cu.edu. tr)
Zaman Zaman İçinde ( Adam Yayıncılık)

5- SASÇED : Sağlık Çalışanları ve Emeklileri Derneği ( sasced9 instagram)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zuhal Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söz Sakarya Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söz Sakarya hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söz Sakarya editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söz Sakarya değil haberi geçen ajanstır.



Anket En çok hangi AVM'yi tercih ediyorsunuz?