Deprem bizi uykuda yakaladı!

Birkaç gündür hepimizin içinde bir sıkıntı vardı.

Kimi görsem “ İnşallah deprem olmaz” diyordu.

Ama oldu.

Normalde yastığa başımı koyduğumda uyurum.

Bu kez aynı 17 Ağustos’ta olduğu gibi bir türlü uyuyamadım.

Sonra bir sallantıyla uyandık.

Yasemin “Deprem oluyor” dedi.

Ben de “ Evet” dedim.

“Kalkalım” dedi.

Ama bitene kadar kalkamadık.

Kalkıp televizyonu açtığımda haber spikeri (NTV) az önce canlı yayında yakalandığı depremin şokunu henüz atlatamamıştı.

Çok kısa süre sonra depremin merkez üssünün Düzce olduğu açıklandı.

Biz Yenikent’te depremi Adapazarı şehir merkezi kadar şiddetli hissetmemiştik.

Dışarı çıkma ihtiyacı bile hissetmedik.

Ama Adapazarı şehir merkezinde oturanlar kendilerini dışarıya attılar ve saatlerce de içerilere giremediler.

İnternet sitesine haberleri girerken bir yandan da Düzce’deki arkadaşları arayıp durumlarını öğrenmeye çalıştım.

Onlar depremi Adapazarı’ndan da çok daha şiddetli hissetmişlerdi.

Evlerinde eşyaları devrilenler, duvarları çatlayanlar vardı…

Sabaha kadar uyumak için yattım.

Ama uyku nerde.

 Erkenden kalkıp, arkadaşlarla Düzce’ye gittik.

Bizim Oxijen Medya’da arkadaşlar kapı önünde oturuyor.

Binada elektrikler yok.

İslam Keleş başta olmak üzere herkes depremin etkisini henüz üzerlerinden atamamışlar.

Bir çay içip şehir merkezine gittik.

Binalarda hasarlar var ama sadece 2 katlı bir bina tümüyle yıkılmış.

O da çok eski, derme çatma bir binaymış.

Market ve benzeri işyerlerinde sarsıntıyla raflar yıkılmış.

Tüm ürünler yerlere saçılmış.

Belediye meydanına gittiğimizde tümüyle 17 Ağustos sabahını anımsatan görüntülerle karşılaştık.

Yerlerde battaniyelere sarılmış insanlar, çay ve çorba kuyrukları, yardım kuruluşlarının araçları…

Aralarda canlı yayın yapan TV ekipleri.

Biz de Oxijen TV’de depremi ve sonrası yaşanılanları değerlendirdik.

O yayında söylediğim gibi, depremleri birlikte yaşadığımız kentler depreme hazır değiller.

Halk olarak bizler de hazır değiliz, bizleri yönetenler de depreme hazır değil.

Düzce’de depremden sonra yapılan Adalet Sarayı ve Belediye binasında ciddi hasarlar oluşmuş.

Ve daha birkaç yıllık konutlarda kayda değerler hasarlar var…

Başlıkta “Deprem bizi uykuda yakaladı!” diyoruz ya…

Aslında burada uyku kelimesiyle mecazi anlamda uykuyu kast ettim.

Bizi 17 Ağustos depremi de, 12 Ağustos depremi de uyandıramamış.

Deprem bilincine ulaşamamışız.

6 büyüklüğündeki bir depremle günlük hayatın hiç durmaması gerekirken hayat tümüyle duruyor.

Ciddi maddi kayıplar oluşuyor.

Ben kendi adıma da söyleyeyim.

Yıllardır söyleniyor ya, eşyalarınızı duvarlara sabitleyin.

Eşim de hep der bunu.

Ben ise çok ciddiye almam.

23 Kasım Düzce depreminde herkesin evlerinde eşyalar devrilmiş.

Dolapların içlerindekiler dışarılara saçılmış.

Ve bu yüzden evlerine girmekten korkan çokça insan var.

Düzce depremini 1 can kaybıyla atlattık.

Umarım, 17 Ağustos ve 12 Kasım’ın yapamadığını 23 Kasım yapar ve hepimizi uyandırır.

Umarım, hepimiz depreme hazırlanmayı öğrenir ve buna göre yaşarız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söz Sakarya Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söz Sakarya hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söz Sakarya editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söz Sakarya değil haberi geçen ajanstır.



Anket En çok hangi AVM'yi tercih ediyorsunuz?